Kitap Adı: Çerkesya'dan Savaş Mektuplar
Yayınevi: Kafkas Vakfı Yayınları
Yazar: James S. Bell
Sayfa: 643
Basım Tarihi: 2025
Baskı Sayısı: 2. Baskı
Dil: Türkçe
Cilt Tipi: Karton Kapak
ISBN: 9786057126399
Konu: Rusya’nın Kafkasya’da yürüttüğü uzun işgal ve imha hareketi Çerkesya’da en şiddetli halini 1829 Edirne Antlaşmasından sonra almıştır. Kuban nehrini takip eden kaleler zinciriyle Sağ Hatt’ı, Anapa’dan Gürcistan’a uzanan kaleler zinciriyle de Karadeniz Hattı’nı kuran Rusya, dünya ile ilişkisini kestiği Çerkesya’yı demir bir çember içine hapsetmiştir. Rusya’nın gerek kuzeydeki kara orduları gerekse güneyde kalelerdeki askerleri ve Karadeniz’deki donanması Çerkeslerin olağanüstü derecede kararlı ve etkili direnişiyle karşılaşmıştır. Asırlık kanlı mücadele tüm şiddetiyle devam ederken Çerkesya’dan yükselen bir misafir ses, bu şanlı mücadeleyi bütün dünyaya duyurmuştur.
Kurtuluş savaşı verdikleri dönemde üç yıl kadar Çerkesler arasında yaşayan Bell’in kitabı oldukça önemlidir. Zira Çerkesya direniş tarihinin en canlı sahnelerinden ve savaşlarda öne çıkan kahramanlardan bu kitap sayesinde haberdar olmaktayız.
Kitabı özgün ve önemli kılan diğer bir husus Bell’in, savaş tasvirlerini en ince ayrıntıları ile sunması yanında Çerkes toplumunun hayat tarzı, gelenekleri ve inançları hakkında bir sosyolog ve antropolog edasıyla gözlemler yapmış olmasıdır. Çizdiği resimler ve haritalar da döneme özgü eşsiz eserler olan Bell’in şahitliği, 1830’lu yılların Çerkesya’sını yakından tanımak için bize benzersiz bir fırsat sunmaktadır.
Kitap Adı: Çerkesya'dan Savaş Mektuplar
Yayınevi: Kafkas Vakfı Yayınları
Yazar: James S. Bell
Sayfa: 643
Basım Tarihi: 2025
Baskı Sayısı: 2. Baskı
Dil: Türkçe
Cilt Tipi: Karton Kapak
ISBN: 9786057126399
Konu: Rusya’nın Kafkasya’da yürüttüğü uzun işgal ve imha hareketi Çerkesya’da en şiddetli halini 1829 Edirne Antlaşmasından sonra almıştır. Kuban nehrini takip eden kaleler zinciriyle Sağ Hatt’ı, Anapa’dan Gürcistan’a uzanan kaleler zinciriyle de Karadeniz Hattı’nı kuran Rusya, dünya ile ilişkisini kestiği Çerkesya’yı demir bir çember içine hapsetmiştir. Rusya’nın gerek kuzeydeki kara orduları gerekse güneyde kalelerdeki askerleri ve Karadeniz’deki donanması Çerkeslerin olağanüstü derecede kararlı ve etkili direnişiyle karşılaşmıştır. Asırlık kanlı mücadele tüm şiddetiyle devam ederken Çerkesya’dan yükselen bir misafir ses, bu şanlı mücadeleyi bütün dünyaya duyurmuştur.
Kurtuluş savaşı verdikleri dönemde üç yıl kadar Çerkesler arasında yaşayan Bell’in kitabı oldukça önemlidir. Zira Çerkesya direniş tarihinin en canlı sahnelerinden ve savaşlarda öne çıkan kahramanlardan bu kitap sayesinde haberdar olmaktayız.
Kitabı özgün ve önemli kılan diğer bir husus Bell’in, savaş tasvirlerini en ince ayrıntıları ile sunması yanında Çerkes toplumunun hayat tarzı, gelenekleri ve inançları hakkında bir sosyolog ve antropolog edasıyla gözlemler yapmış olmasıdır. Çizdiği resimler ve haritalar da döneme özgü eşsiz eserler olan Bell’in şahitliği, 1830’lu yılların Çerkesya’sını yakından tanımak için bize benzersiz bir fırsat sunmaktadır.